MSM Yacht Interiors
Teklif Al
Hot Lab Kıdemli İç Mimar ve Proje Müdürü Nazenin Dino ile Röportaj
Nazenin Dino · Senior Interior Designer & Project Manager, Hot Lab

Hot Lab Kıdemli İç Mimar ve Proje Müdürü Nazenin Dino ile Röportaj

Hot Lab Kıdemli İç Mimar ve Proje Müdürü Nazenin Dino ile yat iç mekân tasarımı, üretim süreçleri, işçilik kalitesi ve tasarımcı ile üretim ortağı arasındaki güçlü iş birliği üzerine bir röportaj.

person Nazenin Dino Kimdir? expand_more

Kıdemli İç Mimar & Proje Müdürü | Lüks Yatçılık Uzmanı & Köşe Yazarı
Nazenin Dino, İtalya merkezli, başarılara imza atmış bir yatçılık profesyonelidir. Şu anda Milano'da, dünyaca ünlü uluslararası süperyat tasarım stüdyosu Hot Lab bünyesinde Kıdemli İç Mimar ve Proje Müdürü olarak görev yapmaktadır. Prestijli Politecnico di Milano mezunu olan Dino, lüks denizcilik sektörüne mimari disiplin ve üst düzey tasarım metodolojisi konularında sağlam bir temel kazandırmaktadır.

Yatçılık sektöründe on yıla yakın köklü bir deneyime sahip olan Nazenin Dino; erken konsept tasarımlarından ve mekânsal yerleşim planlamasından, nihai teknik uygulama ve tersane teslimine kadar karmaşık iç mekân projelerini bütünüyle yönetme konusunda uzmandır. Çalışmaları, çarpıcı ve zarif estetiği, uygulanabilir ve işlevsel bir hassasiyetle harmanlayarak Hot Lab’in "Gezginler için Mimari" (Architecture for Voyagers) felsefesini mükemmel bir şekilde yansıtmaktadır.

Stüdyodaki aktif çalışmalarının yanı sıra denizcilik medyası dünyasında da etkili bir ses olan Dino, Motor Boat & Yachting Türkiye dergisinde aylık olarak Köşe Yazarlığı yapmaktadır. Yazılarında lüks yat tasarımı, gelişen teknolojiler ve modern işçiliğin hassas dengesi arasındaki kesişim noktalarını derinlemesine ele almaktadır.

Nazenin, kariyer yolculuğun mimarlık eğitiminden başlayıp seni yatçılık sektöründe Kıdemli İç Mimar ve Proje Müdürü olmaya kadar götürdü. Bize bu yolun arkasındaki hikayeyi anlatabilir misin? Yat tasarım dünyasına girmene ne ilham verdi ve mimari geçmişin yat iç mekânları tasarlama yaklaşımını nasıl etkiledi?

Denizle olan bağım, profesyonel kariyerimden çok daha önce başladı. Yelkenle ilgilenen bir aileden geliyorum ve kendim de bir denizciyim. Hatta ismimin bile denizle bir bağı var: Ben doğmadan önce babam, Rahmi Koç’un Nazenin adlı yelkenli yatından ilham alarak bu ismi bana seçmiş. Yani bir bakıma, yatların dünyası hikayemin her zaman bir parçasıydı.
Mimarlık eğitimimin ardından, Politecnico di Milano'da Yat Tasarımı üzerine yüksek lisans (Master) yaparak bu alanda uzmanlaştım. Bu sayede mimari altyapımı, yatların hem teknik hem de duygusal dünyasıyla bir araya getirme fırsatı buldum. Beni yat iç mekânlarına çeken şey, taşıdığı karmaşıklıktı: Her milimetrenin bir amacı vardır ve güzellik; konfor, güvenlik, mühendislik ve işçilikle her zaman bir arada yürümek zorundadır.
Bugün Hot Lab’de Kıdemli İç Mimar ve Proje Müdürü olarak hem tasarım geliştirme hem de projenin uygulama süreçlerinde yer alıyorum. Aynı zamanda Motor Boat & Yachting Türkiye dergisinde, yat tasarımı, iç mekânlar, malzemeler ve denizdeki yaşama dair düşüncelerimi paylaştığım Tasarımcının Rotası adlı aylık bir köşe yazıyorum.
Benim için yat iç mekânları eksiksiz birer mekânsal deneyimdir. Sirkülasyon, hacimler, ışık, ergonomi, malzeme geçişleri ve atmosfer üzerine düşünürüm. Yat tasarımında güzellik, arka planda titizlikle çözülmüşken dışarıya tamamen zahmetsizce yansımalıdır.

Tasarımcılar olarak sizler, sonunda teknede gerçek yaşam alanlarına dönüşmesi gereken benzersiz vizyonlar yaratıyorsunuz. Orijinal tasarım amacının üretim süreci boyunca korunmasında, imalatçı ortağın (üreticinin) rolü ne kadar önemlidir?

İmalatçı ortak bu süreçte temel bir rol oynamaktadır. Tasarımcılar olarak konsepti, atmosferi, detayları ve tasarım dilini biz belirleyebiliriz; ancak bu vizyonun hayata geçmesi büyük ölçüde üreticinin hassasiyetine ve teknik yetkinliğine bağlıdır. Orijinal tasarım amacını korumak sadece çizimlere uymaktan ibaret değildir; her bir oranın, malzeme seçiminin, birleşim noktasının ve detayın arkasındaki nedeni anlamayı gerektirir.
Yat iç mekânlarında; kalınlık, yarıçap (radüs), ahşap hare yönü veya yüzey işlemindeki (finish) küçük bir değişiklik bile mekânın nihai algısını etkileyebilir. İyi bir imalatçı ortak, tasarımı uygulanabilir kılarken aynı zamanda onu korur. Ne zaman teknik bir çözüm sunacağını, ne zaman doğru soruyu soracağını ve bir detayın ne zaman tam olarak tasarlandığı gibi kalması gerektiğini iyi bilir. En iyi sonuçlar, tasarımcı ve üreticinin aynı amaca odaklanarak, yani konseptine sadık ve kusursuz bir uygulama sunmak için gerçek birer iş ortağı gibi çalışmasıyla elde edilir.

Hot Lab ve MSM Yacht Interiors birkaç projede birlikte çalıştı. Sizin perspektifinizden, bu iş birliğinin projelerin başarıyla hayata geçirilmesine en çok katkı sağlayan yönleri neler oldu?

MSM Yacht Interiors ile olan iş birliğimizin en değerli yönlerinden biri, iletişimin açık olmasıdır. Yat projeleri çok dinamiktir; kararlar değişir, teknik kısıtlamalar ortaya çıkar ve zamanlama her zaman zorlayıcıdır. Bu bağlamda, net ve yapıcı bir iletişim hayati önem taşır. MSM süreç boyunca hızlı geri dönüş yapan, iş birlikçi ve çözüm odaklı bir tutum sergiledi; bu da hedeflediğimiz kaliteyi ve atmosferi korumamıza yardımcı oluyor.
Onların yat iç mekânlarındaki deneyimi de son derece önemli. Denizcilik iç mekânları; ağırlık, hareket, toleranslar, montaj sıralaması, teknik koordinasyon ve dayanıklılık gibi konularda özel bir bilgi gerektirir. MSM’in el işçiliğini bu teknik farkındalıkla birleştirme yeteneği, projelerimizin başarısına önemli bir katkı sağladı.

Her yat projesi kendi teknik ve yaratıcı zorluklarıyla birlikte gelir. Hot Lab ve MSM Yacht Interiors arasındaki yakın iş birliğinin, istenen sonuca ulaşmada kilit rol oynadığı bir örnek paylaşabilir misiniz?

Yat iç mekânlarında birçok zorluk, tasarım iddiası ile teknik gerçekliğin kesiştiği noktalarda ortaya çıkar. Buna iyi bir örnek, tasarımın görsel hafifliğini korurken aynı zamanda konstrüksiyonu, erişim kapaklarını, havalandırmayı, aydınlatmayı, donanımları ve montaj kısıtlamalarını entegre etmek zorunda olduğumuz, yüksek detaylı gömme mobilya elemanlarının geliştirilmesidir.
Şu an üzerinde çalıştığımız 50 metrelik projemizde, üretim ve tekne içi montaj koşullarına inşa mantığını uyarlarken, aynı zamanda hedeflenen oranları ve zarafeti korumak adına birlikte yakından çalıştığımız pek çok detay oldu. Bu tür durumlarda takdir ettiğim şey, tasarımın özünü kaybetmeden alternatifleri tartışabilme yeteneğidir. Bazen bir detayın teknik olarak yeniden yorumlanması gerekir ama yine de tam hayal edildiği gibi hissettirmelidir. Bu da güven, hassasiyet ve karşılıklı anlayış gerektirir.

Sizce, özellikle bir tasarımcı ve proje yöneticisi gözüyle bakıldığında, olağanüstü bir yat iç mekân üreticisini diğerlerinden ayıran nitelikler nelerdir?

Bir tasarımcının bakış açısına göre, olağanüstü bir yat iç mekân üreticisi mutlaka "estetik hassasiyete" sahip olmalıdır. Oranları, malzemeleri, yüzey işlemlerini ve detayların duygusal değerini anlamalıdır. Lüks iç mekânlar genellikle ilk bakışta fark edilmeyen unsurlarla tanımlanır: Panellerin hizalanması, bir kenarın yumuşaklığı, kaplama seçimindeki tutarlılık veya bir gölge derzinin (derz boşluğu) hassasiyeti gibi.
Bir proje yöneticisinin bakış açısına göre ise sadece hassasiyet yeterli değildir. Güçlü bir üretici aynı zamanda organize, güvenilir, proaktif ve şeffaf olmak zorundadır. Zamanlama, koordinasyon, belgelendirme, imalat çizimleri (shop drawings), maketler (mock-up), kalite kontrol ve montaj planlaması bir projenin başarısının parçalarıdır. En iyi üreticiler işçilik ile disiplini birleştirir: Karmaşıklığı yönetir, sorunları önceden öngörür, erken iletişim kurar ve tüm bunların yatın nihai deneyimi üzerindeki etkisini bilirler.

Yat sektörü yeni malzemeler, teknolojiler ve artan tekne sahibi beklentileriyle gelişmeye devam ediyor. İmalatçı ortakların bu gelişmelere ayak uydurması ne kadar önemli ve geleceğin yat iç mekânlarını hangi trendlerin şekillendireceğine inanıyorsunuz?

Bu çok önemli çünkü yat iç mekânları giderek daha katmanlı ve sofistike hale geliyor. Bugün tekne sahipleri sadece güzel alanlar aramıyor; konfor, işlevsellik, kişiselleştirme, dayanıklılık ve çevreyle belirli bir duygusal bağ kurulmasını bekliyorlar. Bu nedenle imalatçı ortakların sadece yeni malzemeleri ve teknolojileri değil, bunların arkasındaki değişen yaşam tarzı beklentilerini de anlamaları gerekiyor.
Geleceğin yat iç mekânlarının; daha kişisel, dokunma duyusuna hitap eden (taktil) ve denizle daha bağlantılı alanlar üzerinden şekilleneceğine inanıyorum. Doğal malzemelere, rafine bir sadeliğe, sürdürülebilir çözümlere, entegre teknolojiye ve neredeyse görünmez olan ama üzerinde çokça düşünülmüş detaylara daha güçlü bir odaklanma göreceğiz. Üreticiler için zorluk, inovasyonu el işçiliğiyle birleştirmek olacak: Teknik olarak gelişmiş, ancak hala sıcak, zarif ve zamansız iç mekânlar üretmek.

MSM Yacht Interiors ile çalışma deneyiminize dönüp baktığınızda, ekibin işçilik, iletişim ve proje uygulama yaklaşımını nasıl tanımlarsınız? Sizin için öne çıkan belirli güçlü yönleri var mı?

MSM Yacht Interiors ile olan deneyimim son derece olumlu geçti. Yaklaşımları, el işçiliğini yat üretiminin pratik işleyiş anlayışıyla birleştiriyor ki bu bizim için çok değerli. Teslim tarihleri, koordinasyon ve montaj gerçeklerini göz ardı etmeden detaylara büyük önem veriyorlar.
En güçlü yönlerinden biri iletişim. Karmaşık projelerde her şey sadece çizimlerle çözülemez; tasarım ekibi, üretici, tersane ve sürece dahil olan diğer taraflar arasında sürekli bir diyalog olmalıdır. MSM ekibi bu diyaloğa her zaman açık oldu ve birlikte çözümler bulmaya istekli yaklaştı. Benim için başarılı bir iş birliği, nihai sonucun son derece doğal hissettirdiği, sanki tasarımın zaten en başından beri o şekilde üretilmesi gerekiyormuş gibi durduğu iş birliğidir. MSM’in bu sürece olan katkısı, tasarımlarımıza hayat vermenin önemli bir parçasıdır.